Adet düzensizliği kanser habercisi mi? – YeniÇağ

Aralık 9, 2022 0 Yazar: admin

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Şadıman Kıykaç Altınbaş, adet düzensizliği ile ilgili bilgiler verdi. Altınbaş, yaşam kalitesini düşmesine yol açabilen adet düzensizliğinin, genellikle adet döngüsü yeni başlayan kız çocuklarında ve adet döngüsünün kesilme sürecinde olan perimenopazal dönemdeki kadınlarda görüldüğünü hatırlattı. Prof. Altınbaş şunları söyledi:
“Âdet kanamasının başladığı günün adetin birinci günü olarak adlandırılır. Döngünün ilk yarısında seçilmiş yumurtalar arasından bir ya da iki yumurta olgunlaşıp daha belirgin hale gelir ve yumurtalıktan atılır. Bu süre her kadında farklılık gösterir. Yumurtlama sonrası süre ortalama 14 gündür ve sonrasında hormon etkisiyle kalınlaşan rahim içi, gebelik oluşmazsa dökülür. Bu döngüyü etkileyen her durum adet düzensizliğine neden olabilir. Ara kanamaların sebeplerinden biri, yumurtlama zamanındaki hormonal düşüştür. Düşüşle birlikte rahim iç duvarı hormon desteğini kaybeder ve birkaç gün süren âdet kanamasına benzeyen bir kanamaya kadar değişkenlik gösteren Ayrıca, sistemik hastalıklar (tiroid hastalıkları, polikistik over sendromu, kronik karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları), duygusal ve fiziksel stres, fazla kilo ya da zayıflık gibi kilo problemleri de adet düzensizliğine yol açabilir”
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Adet düzensizliği kadının sosyal, fiziksel ve duygusal hayatını etkileyerek yaşam kalitesini düşüren bir durum olduğunu belirten Prof. Altınbaş, “Adet döngüsünün 24 günden kısa, 38 günden uzun olması, adet süresinin 4 günden az, 8 günden fazla olması, adet miktarının 5 mililitreden az, 80 mililitreden fazla olması kadın doğum hekimleri açısından önem arz eder. Bireyde, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, kansızlık yapacak kadar şiddetli ve uzun süreli kanamaların olması da adet düzensizliğinin önemli belirtilerindendir.” şeklinde konuştu.
TEDAVİ EDİLMEMESİ HANGİ SORUNLARA YOL AÇAR?

Kanama bozuklukları kadında sosyal, fiziksel ve psikolojik sorunlara zemin hazırladığına da vurgu yapan Prof.Altınbaş, “Bir kadının yoğun kanaması olmasa dahi her daim ped kullanmasını gerektirecek şekilde kanama olması da sıkıntılı bir durumdur. Aşırı miktardaki kanamalar kansızlığa sebep olur. Bu durum kendini halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, uyku problemleri, saç dökülmeleri, üşüme, cilt problemleri gibi şikâyetlerle belli eder. Sürekli ve düzensiz kanamaların varlığında mutlaka hekime başvurulmalıdır. Rahim ağzı kanser taraması, rahim iç duvarı ve yumurtalıkların değerlendirilmesi olası bir kötü huylu tümörün önüne geçilmesi açısından son derece önemlidir. Zaman kaybedilmeden hekime başvurulmalıdır. Adet düzensizliği olması durumunda yumurtlama zamanın kestirilememesi sebebiyle de çocuk sahibi olunması gecikebilir, mümkün olmayabilir. Yumurtaların sayıca yeterli olduğu ancak yumurtlayamama (anovulasyon) olduğu durumlarda ilaç tedavisi ile bu durum aşılabilmektedir.” şeklinde konuştu.
DHA
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

source

Linkler