Bağışıklık dostu, virüslerin düşmanı: Kolajen deposu içeceği günde bir bardak tüketince etkilerine inanamayacaksınız! – Tgrthaber

Temmuz 22, 2022 0 Yazar: admin

Eski zamanlardan beri kullanılagelen ilikli kemik suyunun popülaritesi son dönemlerde artmış durumda. Faydaları saymakla bitmeyen ilikli kemik suyunun sıklıkla tüketilmesi uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor. İçerisinde barındırdığı vitaminler sayesinde hastalıklara kalkan olan ilikli kemik suyu, kolajen bakımından zengin olmasıyla cildin elastikiyetini artırmaya yardımcı olurve kemiklerin güçlenmesinde muhteşem etkiler sunar. Çorba veya yemeklerde kullanılan kemik suyu düzenli olarak tüketilmesi halinde beynin yaşlanmasını engelliyor. Peki ilikli kemik suyu faydaları nelerdir? İlikli kemik suyu nasıl ve ne sıklıkla tüketilmeli? İşte ilikli kemik suyunun saymakla bitmeyen faydaları
Vücut sistemi için oldukça önemli olan kemik suyunun içerisinde bulunan kolajen cildin elastikiyetini artırmada müthiş derecede etkilidir ve adeta gençlik iksiridir. Yaşımız ilerledikçe vücudumuz daha az kolajen üretmeye başlar. Amerikalı kalp cerrahı ve beslenme uzmanı Steven Gundry, kolajenin yuttuktan sonra kolajen olarak emilemeyeceğini söyleyerek şunları ifade ediyor: “Kolajen diğer maddeler gibi vücuda girip parçalanıp görevinin başına geçmez. Kolajen gibi kompleks proteinler aldığımızda vücudun onları üreten sistemlerini çalıştırmış olmuyoruz. Ancak prolin ve lizin gibi, kolajeni oluşturan amino asitleri tüketirsek (yani kolajendeki iki ana aminoasit olan prolin ve lisin bakımından zengin yiyecekler veya takviyeler yersek) o zaman vücut da kolajen üretmeye başlar. Kemik suyunu sadece kolajen için tüketiyorsanız, düşündüğünüz kadar alamıyor olabilirsiniz”

Cildin genç kalmasında en etkili bileşen kolajendir. Ancak kolajeni içerden almak en doğru olan yöntemdir. Yani kolajen açısından zengin olan besin kaynaklarının doğru bir şekilde ve düzenli olarak tüketilmesi kolajenin içerden alımını sağlar. Kemik suyu; kolajen, glutamin ve prolin gibi maddeler içerir. Bu maddeler insan vücudunda da vardır fakat bazı nedenlerden dolayı oranları azalır ve ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Ancak kemik suyu düzenli tüketimi bu oranı dengeler.
Kolajen, glutamin ve prolin maddelerinin eksikliği vücutta bazı hastalıklara yol açar. Bazı hastalıklar, ilaçlar ve besinler sinir sistemindeki zararlı toksinlerin oranını artırarak birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Ancak kemik suyu içerdiği mineraller sayesinde bu durumun yaşanma riskini azaltır.
Kalsiyum ve fosfor barındırması açısından oldukça önemli olan kemk suyu, kemik sağlığı için de oldukça önemlidir. Grip, bronşit gibi salgın hastalıklardan korunmak için bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmemiz şart. Kemik suyu, grip ve çeşitli enfeksiyonel hastalıklarla savaşır, vücudumuzu dinç tutar. İçerdiği mineraller sayesinde bağışıklığımızı güçlendirir. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, kemik suyu içen otoimmün rahatsızlığa sahip kişilerin semptomlarının azaldığı yönünde. Başka bir ifadeyle, hasta olduğumuzda aklımıza kemik suyundan çorba gelmesi boşuna değil, zira hastalıkların iyileşmesine katkısı büyük. Her gün 1 bardak kemik suyu tüketildiği takdirde vücudunuzdaki değişikliklere siz bile inanamayacaksınız.

Cilt sağlığı ve görünümü açısından en önemli olan bileşenlerden olan kolajen yaşlanmanın önüne geçerek adeta gençlik iksiri etkisi veriyor. Cildin genç kalması ve kırışıklıkları önlemek için kremler çabalar tek başına yetersiz kalıyor. Cildi genç tutmak adına kullanılan kremler ve estetik müdahaleler yetersiz kalabilir. Oysa hem satılan kremlerin hem de yapılan estetik müdahalelerin (botoks gibi) içeriğinde endüstriyel kolajen bulunmamaktadır. Oysa kemik suyu, en doğal ve sağlıklı kolajen deposudur.

Kemik suyunun içerisindeki kolajen ve jelatin, saçın ve cilt yapısının onarılmasına yarar sağlar. Cildi sıkılaştırır hatta selülit oluşumu azaltır. Bu özelliklerinden dolayı daha genç görünmeye katkı sağlar. Yani ‘gençlik iksiri’ olarak da düşünülebilir.
Amino asit bakımından da zengin olan kemik suyu cilt dokusunu da koruyarak, yaşlanmayı ve leke oluşumunu engeller. Cilt derisi altındaki dermis tabakasında yaşan deformasyonu yeniler.
İlikli kemik suyu içerdiği kolojen ve jelatin, cildi kırışıklıklara karşı korur. 30/35 yaş aralığında 69 kadınla birlikte yapılan bir araştırma var. Bu araştırmada 8 hafta boyunca kadınlar 2,5/5 mg arası kolajen kullanmıştır. Sekizinci haftanın sonunda kolajen kullananlar ve kullanmayanlar arasında ciddi farklar tespit edildi. Kullanan kadınların ciltlerinde ciddi anlamda esneklik kazanmışlardır. Kolajen aynı zamanda selülit problemlerine de iyi geliyor. Selüliti tamamen ortadan kaldırmasa da epey azalttığı söyleniyor.
Kemik suyunun içerisinde bulunan jelatin, bağırsak duvarını sağlamlaştırarak korumaya alıyor. Bu sayede otomatikmen bağışıklık sistemi de güçlenmiş oluyor. Aksi halde sindirilememiş besinler ve toksik maddeler kana karışıyor. Sonuç olarak da bağışıklık sistemi bozuluyor ve vücutta belli kronik yorgunluk, tiroit, egzama gibi hastalıklara neden olabiliyor.

Ayrıca kemik suyunda bulunan kıkırdakta glukozamin ve kondroitin bulunur. Yapılan birçok araştırma kondroitinin ve glukozaminin eklem ağrılarını azalttığını ve osteorartrit yani eklem kıkırdağında oluşan bozulma semptomlarını azalttığını belirtilmiştir. Eklem ağrıları ile ilgili sıkıntı çekenler kemik suyunun faydaları sayesinde iyileşebilmektedir.

İlikli kemik suyunun jelleşmesi, yapılan ürünün kalitesine işarettir. İyi kemik suyu jelatinimsi bir görünüşe sahip olup ince ve sıvı değildir. Kemik suyunun ısıttığınız zaman sıvı hale gelmesi gerekir. Jelleşme besin değerlerinin daha yüksek olduğunun bir göstergesidir. Beslenme değeri yüksek, kolajen deposu olan kemik suyunun, en ideal şekli jöle kıvamında olanıdır. Kemik suyundaki jelatin, sızıntılı bağırsağı iyileştirir. Sindirim sistemi mukozasına katkı sağlar ve besinlerin sindirilmesine yardımcı olur.

Etle kemiği birlikte pişirdiğimizde kısa sürede yenecek kıvama gelir. Ancak kemik suyu kaynatmak uzun bir işlemdir, 6 ile 18 saat kemiğin, çok az et ve bağlarla birlikte haşlanması tavsiye edilir. Bu kadar uzun süre pişirilmesinin nedeni ise kemiğin içindeki tüm besleyici maddelerin suya karışmasını, kolajenin ayrılmasını sağlamak ve kemiğin içeriğini tamamen alabilmektir.

source