Geçmeyen kaşıntının altında bu sebep yatıyor! – Sabah

Ekim 12, 2022 0 Yazar: admin

İnsanların çoğunun hayatlarının bir döneminde mutlaka kaşıntı şikâyeti yaşadıklarını ancak gerçek sıklığının bilinmediğini söyleyen Doç. Dr. Özlem Ekiz, “Kaşıntı, deri hastalıkları dışında, kansızlıktan parazite kadar pek çok hastalığın belirtisi olabilmektedir. Bu nedenle uzun süren kaşıntıları ciddiye almak gerekir. Kimi zaman en az ağrı kadar hastayı rahatsız eden; uykusuzluğa ve depresyona yol açan, hatta çeşitli psikiyatrik sorunları olup tedavi edilmeyen kişilerde intihar düşüncelerine bile neden olabilmektedir. Kaşıntı için vücudun bir çeşit uyarısı ya da derinin bir tepkisi demek mümkündür” dedi.
STRESE BAĞLI OLABİLİR
Dermatologların, deri muayenesi ve genel muayene ile kaşıntının nedenini belirlemeye çalıştıklarını dile getiren Doç. Dr. Ekiz, “Tüm bu araştırmaların sonuçlarına göre, gerekirse ilgili diğer dallardan uzman hekimlerin de yardımına da başvurulur. Bazen de hiçbir neden olmadan stres ve sıkıntıya bağlı kaşıntılar ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.
BOL NEMLENDİRİCİ KULLANMAK GEREKİR
Doç. Dr. Özlem Ekiz, kaşıntıya sebep olan dermatolojik hastalıklar ile ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Cilt kuruluğuna bağlı kaşıntı dermatoloji polikliniğine başvuran hastalarda en sık görülen nedenlerden biridir. Cilt yüzeyinde pullanma, çatlama ve kaşıntıya yol açan cilt kuruluğu, vücudun herhangi bir bölümünü etkileyebilir. Genellikle el, kol ve bacaklarda görülür. Hava şartları, aşırı sıcak su veya sabunlu suyla yıkanmak, yetersiz sıvı alımı ve bazı ilaçlar cildin kurumasına yol açabilir. Ayrıca yaş ilerleyince cildimiz de yaşlanır ve buna bağlı olarak cilt kuruluğu ortaya çıkar. Ardından da senil pruritus dediğimiz yaşlılık kaşıntısı ortaya çıkar. 40 yaşını aşmış kişilerin yarısında görülen cilt kuruluğunu önlemek için sıvı alımının artırılması, kışın cildi soğuktan korumak, sabun değil, syndet tarzı cildi kurutmayan temizleyici ürünler tercih etmek ve en önemlisi bol bol nemlendirici ürünler kullanmak gereklidir.”

GEBELİKTE KAŞINTI SIK OLARAK GÖRÜLEBİLİR
Doç. Dr. Özlem Ekiz, gebelerde de kaşıntının sık karşılaşılan bir durum olduğunu ifade ederek, “Gebelerde PUPP denilen gebeliğin ürtkeryal erüpsiyonu, yine kaşıntı ile seyreden gebelik prurigosu, genellikle 3. trimesterde ortaya çıkan gebelik kolestazı da kaşıntı ile seyretmektedir. Herpes gestasyones denen kaşıntı ve içi su dolu kabarcıklar ile seyreden nadir durumda da gebelerde kaşıntı ortaya çıkabilmektedir. Daha birçok dermatolojik hastalıkta da kaşıntı ek semptom olarak ortaya çıkabilmektedir” ifadelerini kullandı.
BAZI İLAÇLAR KAŞINTI NEDEN OLUYOR
Bazı ilaç alerjilerinin de deride herhangi bir döküntü olmaksızın kaşıntıya sebep olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Özlem Ekiz, şunları söyledi:
“Bunların kaşıntı oluşturma mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Kolestazı indükleyerek, histamin salınımına yol açarak, deride kuruluğa sebep olarak veya opiatlar yoluyla kaşıntıya sebep olduğu düşünülmektedir. Bazı doğum kontrol hapları, bazı kalp ilaçları, lityum gibi birtakım psikiyatri ilaçları, bizim sivilcede kullandığımız isotretinoin içerikli ilaçlarımız döküntüye sebep olmadan kaşıntıya sebep olabilmektedir.”
Doç. Dr. Özlem Ekiz, kaşıntının ekzojen (dış kaynaklı) faktörlerini şöyle sıraladı:
“Yünlü giysiler, nemlendirici özelliği olmayan sabunlar, dezenfektanlar, aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortam, kuru ortamdan nemli ortama hızlı bir şekilde geçiş, ev tozu akarları, küfler, hayvan tüyleri, bazen çok baharatlı yiyecekler ve alkollü içecekler kaşıntıyı artıran başlıca nedenlerdir. Hastanın kendisinden kaynaklı faktörler ise emosyonel stres, depresyon/anksiyete, terleme, obsesif kompülsif bozukluk, delüzyonal parazitoz, bazı viral/stafilokoksik infeksiyonlar ve deri kuruluğudur. Sonuç olarak kaşıntının bir çok sebeple olabildiği ve kimi diğer hastalıkların habercisi olabileceği unutulmamalıdır. Kaşıntı şikayetleri ciddiye alınmalı ve en kısa sürede bir uzmana baş vurulmalıdır.”

source

Linkler