Kablosuz kulaklık kullananlar dikkat! Bir kez daha düşünün: Hücre DNA'sında bozulma ve kanser tehlikesi… – Türkiye

Ekim 31, 2022 0 Yazar: admin

Gelişen teknolojinin son ve en yaygın ürünü kuşkusuz kablosuz kulaklıklar. Hem kablo karmaşasına son vermek hem de kullanım kolaylığı nedeniyle tercih edilen bluetooth kulaklıklar, neredeyse herkesin çantasına girmiş durumda. Markalar ‘en iyi kulaklık’ için adeta birbiriyle yarışırken, uzmanlardan çok önemli uyarılar geldi. Uzun süreli kablosuz kulaklık kullanımının kişinin sağlığında olumsuz etkilere neden olabileceğini belirten Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Opr. Dr. Selami Yavuz, önemli açıklamalarda bulundu.
Uzmanlar, son günlerde yaygınlaşan kablosuz bluetooth kulaklıkların kişilerin dikkat düzeylerini ve çevreye karşı duyarlılıklarını azalttığını belritiyor ve bunların yanında fiziksel olarak zararlarının da olabileceğini söylüyorlar. Bu konuya dikkat çeken KBB Uzmanı Opr. Dr. Selami Yavuz, kablosuz kulakların özellikle gençleri sosyal iletişim ve sosyal gelişim anlamında olumsuz etkileyebileceğini ve kulaklıklar uzun süre kullanıldığında duyma probleminin olabileceğini söyledi.
Uzun süre kullanılan kablosuz kulaklıklardaki tehlikeye dikkat çeken Opr. Dr. Selami Yavuz, “Bluetooth kulaklıklar son zamanlarda özellikle gençler tarafından yaygın kullanılan bir aparat haline geldi. Daha önceden bilindiği üzere kablolu kulaklıklar daha fazla kullanılıyordu. Kablolu kulaklıkların hareket alanını kısıtlaması nedeniyle gençler başta olmak üzere yetişkinler de artık kablosuz kulaklıkları kullanmaya başladı. Bu kulaklıklar bluetooth sistemiyle çalışır. Bluetooth aslında radyo frekans radyasyonudur. İyonize olmayan bir radyasyondur. Bluetoothun oluşturduğu manyetik alan kulağa zarar verebilir mi? Asıl sorunumuz budur. Bu konuyla ilgili net bir araştırma yok” dedi.
“‘Sar’ endeksi diye bir şey var” diyen Op. Dr. Yavuz, “Sar endeksi vücudun absorbe ettiği manyetik alan miktarıdır. Bu manyetik alan miktarı ortalama 1,4 sar bölü kilogramdır. Bluetooth kulaklıklar bunun 4’te 1’i kadardır. Kanser anlamında bu tür kulaklıkların kısa süreli kullanımında bir sıkıntı olmayacağı söylenebilir. Fakat en kötü tarafı bunun birikici yani kümülatif etkisi olmasıdır. Dolayısıyla bu kulaklıkların uzun süreli kullanılmasında risk artıyor diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Kulaklığın iki ana sakıncası olduğunu belirten Op. Dr. Yavuz, uzun süreli kullanıma dikkat çekti.
Manyetik alana maruz bırakılan farelerde ya da tavşanlarda yapılan araştırmalarda kalp ve beyin tümörü sıklığının ciddi bir şekilde arttığının tespit edildiğini belirten Op. Dr. Yavuz şu ifadeleri kullandı:
“Kulaklığın 2 ana sakıncası vardır diyebiliriz. Birincisi çok uzun süre kullanımlarda manyetik alanın etkileriyle hücre DNA’sında bozulmalar, kanser oluşumuna yatkınlık gibi kişiyi hayatında sıkıntılara sokacak durumu gerçekleştirebilir. İkincisi de özellikle kulaklıkla yüksek sesli ve uzun süreli müzik dinlemek kalıcı işitme kaybına sebep olabilir. Özellikle araba kullanırken kulaklığı olan insanlar görüyoruz. Tabii, böyle olunca da etraftan gelen korna sesleri gibi sesleri duymakta zorlanıyorlar. Arabada mümkünse hoparlörü kullanmak lazım. Normal hayatta da hoparlörün kullanılması lazımdır. Cep telefonunun en az 25 santim uzaklıkta olması gerekir.”
Gençlere uyarılarda bulunan Dr. Yavuz, “Özellikle bilişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hem telefona hem de bilgisayara bağlı kulaklıkların olması gençlerin bu konuya daha hızlı adapte olmasını sağlıyor. Bence bu konu sıkıntılı bir konudur. Sosyal iletişim anlamında ve sosyal gelişim anlamında özellikle gençleri sıkıntıya sokacağını düşünüyorum. Özellikle küçük yaştaki çocukların bilgisayarın ve telefonun başından kalkmadığını, bunu yaparken de kulaklık kullandıklarını biliyoruz. Bu konunun da insan ilişki acısından sıkıntılı bir konu olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

source

Linkler