Metro, retro, lümber… Sizin erkeğiniz hangisi? – Sabah

Ekim 23, 2022 0 Yazar: admin

Kerem Bürsin‘i Nişantaşı’nda cilt bakımı çıkışı gazeteciler yakalıyor… Bir keklik gibi avlanan Kerem Bürsin burnuna dayanan mikrofona içinde bulunduğu durumu da açıklama gereği duyarak, cilt bakımlarını yılda birkaç kez aksatmadan yaptırdığını, metroseksüellik akımının hâlâ devam ettiğini ve Türk erkeklerinin Amerikalılara göre daha bakımlı olduğunu söyleyiveriyor.
Ne yapsın…! Çıkmış bakımdan yanaklar pembiş, İngiltere Başbakanı’nın istifasıyla ilgili açıklama yapacak değil.
Metroseksüellik ölmedi diyor!

ÖLMEDİ Mİ GERÇEKTEN..!
Yıllar önce TDK Başkanı Fransızca’dan dilimize giren metroseksüel kelimesine “bakımlı erkek” demiş, sözcüğün anlamının “modern görünüşlü, vücut temizliğine, giyimine ve tıraşına özen gösteren erkek” olduğunu belirtmişti ki erkekten beklenti bu noktada çok da yüksek değildi hatırlarsınız…
Kasıp kavurmuştu ortalığı bu metroseksüellik ama toplum olarak yine yanlış anlamıştık biz… 2000’lerin başı… İngiliz yazar ve kültür yorumcusu Mark Simpson David Beckham ve Brad Pitt üzerinden ortaya atmıştı bu kavramı…
Harcamak için parası olan, büyük bir metropolde yaşayan, buradaki en iyi dükkanlar, kulüpler, spor salonları ve kuaförlerden çıkmayan, kendisini açıkça aşk nesnesi olarak gören erkekleri tanımlamıştı metroseksüel olarak.

O yıllarda dergicilik ölmemiş hâlâ yaratıcılık var… Birkaç cin fikirli yayın yönetmeni ülkemin türkücülerini dergilere çıplak poz vermeye ikna etmişti…
Sonra 1.60 boyunda futbolcular bizim neyimiz eksik diye; daracık, bileği açıkta bırakan pantolonlarla gözlerimizi yakmıştı bir dönem metroseksüellik yolunda. İçine bak meşe palamudu ama dışardan metroseksüeller dönemi yaşadık biz…
Sonra kıllandı bu durumdan bir grup erkek, “Bize de mi lolo” deyip, reddetti kavramı. Biz retroseksüeliz diyerek rotayı başka sulara çevirdiler… Retroseksüeller spor salonlarında zaman geçirmeden, dış görünüşüne önem vermesine rağmen bakımlı olma takıntısı olmayan, geçmişten gelen klasik erkek imajını devam ettirme eğilimdeki erkeklerdi…

ODUNCU GÖMLEĞİ TRENDİ
Bu da tam sarmadı bizimkileri… Türk erkekleri metro olsa dert, retro olsa dertti… Tam bunun bir ortası size uyanı yok mu dediğimiz noktada Lümberseksüellik girdi radarımıza…
İngilizce lumberjack yani oduncu teriminden yola çıkılarak üretilmiş bir moda terimi. Özensiz görünen, daha erkeksi, giydir üstüne oduncu gömleğini, ver eline baltayı, sal ormana adam tipi.
Mangal da sevdiğimiz için bu sanki bizim erkeklere daha bir oturdu… Yıllar içinde kavramlar arasında savrula savrula yolunu buldu yurdumun Türk erkeği…
Şimdi çıkmış Kerem Bürsin “Metroseksüellik ölmedi” diyor.
Ben de diyorum ki, kavramlar arasında kaybolan Türk erkeği metro, retro, lümber derken hayattan soğudu.

BU ESERE DOKUNMA, BUNA DOKUN!
Japon Sanatçı Tomokazu Matsuyama’nın kamusal eseri Nirvana Tropicana İKSV’nin davetiyle, 17. İstanbul Bienali paralel etkinlikleri kapsamında, 20 Kasım’a kadar İstanbul’da sergileniyor. New York’tan getirilen Nirvana Tropicana, tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını ve Matsuyama’nın yaşadığı New York şehrini vuran kasırga dönemini anlatıyor. Sanatçı eserinde hayatın durma noktasına gelmesini ve yaşamı yeniden inşa etmenin zorluğunu vurguluyor. Kamusal alanda eser sergilenmesi konusu bizim toplum için çetrefil. Dokunmadan duramayanlardan olduğumuz için, bir eser üstelik güvenlik çemberi olmadan sergileniyorsa, bir şey dürter bizi. Kendimden biliyorum.

Tam bunlara kafa yorarken o eserin hemen 50 metre ilerisinde tam da benim gibiler için bir başka açık hava sergisi var, Duvarları Aşmak. Bu sergideki eserlerin tamamına dokunabilir hatta binebilirsiniz. O nasıl oluyor demeyin, sergide bir minibüs var. içine binenler mi dersiniz, Çiçek Abbas canlandırmaları yapanlar mı, eğlence tavan yani… Ali Abayoğlu’nun eserinden söz ediyorum. Hatta sanatçı sergi bitince, minibüsü kendi işlerinde kullanacakmış…

source

Linkler