Pedikürcüsünün dikkati hayatını kurtardı | Vücudumuzdaki bazı lekeler hastalık habercisi olabilir – Hürriyet

Temmuz 16, 2022 0 Yazar: admin

57 yaşındaki Teksaslı Yvonne Basil, sağ ayağındaki serçe parmağındaki lekeyi önemsemedi ama aylar sonra ayak parmağı kesilmek zorunda kaldı.
Yvonne’ın tırnağındaki leke giderek büyümüştü ve bunu fark eden pedikürcüsü, endişelenmişti ve onu uyardı. Bunun üzerine bir kliniğe gitti ve onu muayene eden doktor nadir görülen bir cilt kanseri türü olan ileri akral lentiginöz melanom (ALM) teşhisi koydu. Kanserin ölümcül olabileceği diğer bölgelere yayılmasını önlemek için bir an önce çıkarılması gerekiyordu.
 
Akral lentiginöz melanom deriye renk veren (melanosit) hücrelerden gelişen, el-ayaklarda (avuç içi, ayak tabanı) ve tırnak altında (subungual) gelişebilen, çoğunlukla Asya kökenli ve koyu tenli bireyleri etkileyen, nadir görülen melanom türüdür. Çoğunlukla 60-70 yaşlarında görülür. El ayası, ayak tabanı, ayak parmakları ve tırnak yatağı sıklıkla tutulan bölgelerdir. Üzerinde siyah-mavi arası renk değişiklikleri olan yamalar şeklinde görülür. Tırnak yatağı tutulumunda tırnak içinde dikey çizgilenme gözlenebilir.
Yvonne, koyulan teşhise şaşırmıştı siyahi olduğu için teninin yeterince koyu olduğunu ve güneşin cildine zarar vermeyeceğini düşünüyordu. Yvonne, ayak parmağı kesildikten sonra, birkaç hafta yürürken dengesini sağlamak için özel bir ayakkabı giymek zorundaydı. Kendini özgüvenli hissedip normal ayakkabı giymesi birkaç ayını aldı.
ALM, ABD'de yılda yaklaşık 2.000 vaka teşhis edilen nadir bir cilt kanseri türüdür, ancak koyu tenli kişilerde daha yaygındır.
ALM genellikle ellerde, ayaklarda veya tırnağın altında leke gibi görünür ancak zamanla yavaş yavaş büyüyebilir, hatta vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Nedeni hala belirsiz ancak diğer cilt kanserlerinin aksine güneş ışığına maruz kalma ile bağlantılı olduğu düşünülmüyor.
Doktorlar, ailede daha önce teşhis konmuş biri var ise riskin artırdığını söylüyor. İlk tedavi genellikle etkilenen bölgelerin kesilmesini içeriyor.
JAMA Network’te yayınlanan bir araştırmaya göre, kanser için hayatta kalma oranları, teşhisten sonraki beş yıl içinde yaklaşık yüzde 80'dir. Ancak bu oran, kanserin teşhis edilmesinden on yıl sonra yüzde 67,5'e düşüyor.
Tıpkı Yvonne Basil yaşadığı gibi bazen vücudumuzdaki bazı değişimler ya da lekeler bazı hastalıkların habercisi olabiliyor ama bu değişiklikleri gözden kaçırabiliyoruz. Peki, tırnaktaki hangi değişimler ya da lekeler kanser habercisi mi?
TRAVMA YOKKEN GÖRÜLEN DEĞİŞİKLİKLER DİKKATE ALINMALI
Dermatolog Prof. Dr. Zekayi Kutlubay; tırnak plağı, tırnak yatağı ve tırnağın etrafında siyah ya da kahverengi renk değişikliklerinin yaşanmasının ve etrafa yayılmasının riskli olduğunu, bu yüzden dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Kutlubay, iyileşmeyen yaraların, sürekli kanayan bir ülserin kanser habercisi olabileceğinin, özellikle travma olmaksızın görülen koyu renk değişikliklerinin mutlaka takip edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Sedat Akdeniz de vücudumuzda var olan benlerin şekil, renk ve büyüklüğünün değişmesinin veya yeni oluşan lekeler-benlerin melanom habercisi olabileceğini söylüyor ve tırnak yatağı veya çevresinde gelişen renk değişiklikleri nadir görülen akral lentigninöz melanom habercisi olabileceği konusunda uyarıyor. Akdeniz, bu tür değişikliklerin gelişmesi durumunda mutlaka bir dermatoloji uzmanına muayene olmak gerektiğini önemle vurguluyor.
TIRNAKTAKİ HER KAHVERENGİ LEKE TEHLİKELİ Mİ?
Tırnaklarımızda zaman zaman lekeler görebiliyoruz ama özellikle kahverengi lekeler daha mı ciddi? Travmaya mı bağlı yoksa hastalık belirtisi mi bizim kendi kendimize anlamamız mümkün mü?
Akdeniz, bu sorumuza“Tabii ki tırnakta gelişen her renk değişikliği kötü olmayabilir çünkü tırnak altına kanama, tırnak mantar hastalıkları vb. tırnakta renk değişikliklerine neden olabilir.” diye yanıt veriyor. Kanamanın genellikle hatırlanan bir travma sonrası geliştiğini ama bunların ayrımının yapılması için dermatoskopik inceleme, mantar arama ve şüpheli durumlarda biyopsi yapmak gerektiğini belirtiyor.
Dünyanın en büyük bağımsız kanser araştırma kuruluşu olan Cancer Research UK, tüm melanomlar için, teşhisten sonraki beş yıla kadar hayatta kalma oranının yaklaşık yüzde 90 ve on yıla kadar yüzde 85 olduğunu söylüyor.
Kutlubay, tırnak yatağında veya tırnak etrafında görülen benlerin de kahverengi lekeye neden olabileceğine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Genellikle iyi huylu olan benler sabit boyutta kalmakla beraber yavaş bir şekilde büyüyebilir. Hızlı büyüme melanom belirtisi olabileceği için mutlaka bir dermatoloğa gösterilmelidir.”
Eğer bir travma öyküsü var ise ağrı ve hafif kanama odaklarının bu lekeye eşlik ederken melanomda da bu belirtilerin görülebileceğini sözlerine ekleyen Kutlubay, tırnağın uzarken bu renk değişikliğinin de tırnak ile beraber tırnak kökünden uca doğru yer değiştirmesinin genellikle bu lekenin travmaya dolaylı olarak maruz kaldığının göstergesi olduğunu belirtiyor.
Tırnaktaki mantar ve bakteri enfeksiyonlarının da renk değişikliğine neden olduğunu hatırlatan Kutlubay, renk değişikliği ile beraber tırnakta kalınlaşma, soyulma, kırılma gibi belirtilerin de bulunabileceğini söylüyor.
 
Tırnak plağı, tırnak yatağı ve tırnağın etrafında siyah ya da mor renk değişikliklerinin olması ve etrafa yayılması, iyileşmeyen açık yaralar, kanama ve tırnak yatağında ve çevresinde kitleler görüldüğünde mutlaka bir dermatoloğa başvurulmalıdır.
50’DEN FAZLA VARSA DİKKAT
Tıpkı tırnaklarda olduğu gibi vücudumuzdaki benlerde de cilt kanseri riskli olabilir. Peki hangi benler radarımızda olmalı?
Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, malign melanom denilen en ölümcül deri kanserinin %33’ünün mevcut benler üzerinden geliştiğini, bu açıdan benlerdeki değişiklikleri önceden fark etmenin çok önemli olduğunu, bu yüzden malign melanomda erken tanı ve etkin tedavinin hayat kurtarıcı olduğunu belirtiyor.
Kutlubay, dikkat edilmesi gereken belirtileri şu şekilde sıralıyor. “Benin çapı 6 mm’den büyükse, önceden var olan bir benin yüzeyinde, boyutunda, şeklinde ve renginde değişiklik oluşmuşsa, ben üzerinde kanama veya kaşıntı başlamışsa mutlaka bir dermatolog muayene etmelidir. Özellikle avuç içi ve ayak tabanında bulunan benlerde ve tırnak kenarında ya da tırnakta koyu renk değişikliği varsa bunlar malign melonomun işareti olabilir.”
 
Vücudumuzda var olan benlerde şekil, büyüklük ve renklerinde değişiklik, benin asimetrik olası, birden fazla renkli olması önemlidir. Ayrıca deride daha önce olmayan yeni ortaya çıkan benler veya lekeler zemininde melanoma gelişebilir. Derimizde yeni ortaya çıkan ben ve lekeler uzman tarafından değerlendirilmelidir.
Prof. Dr. Sedat Akdeniz, vücudumuzda 50’den fazla benin olmasının, açık tenli olmanın ve ailede melanom öyküsünün önemli risk faktörlerinden olduğunu belirtiyor. Melanomların derinin tüm bölgelerinde görülebileceğini ancak en sık sırt, bacak ve yüz gibi güneşe daha fazla maruz kalan alanlarda daha sık gelişebileceğini ifade ediyor.
Cilt kanserine işaret eden benlerin şekli, rengi ve yapısı değişebilir, ani büyüme gösterebilir, çevresi veya yüzeyi düzensizleşebilir veya kanama, kaşıntı gibi belirtiler gösterebilir. Benlerdeki bu kısa zaman içerisinde olan ani değişimler uyarıcı niteliktedir. Riskli benleri dermatolog dermatoskop denilen bir aletle inceler. Şüpheli olanları çıkarır, diğerlerini takibe alır.
Kutlubay, benlerin doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabileceğini, her yeni çıkan benin kanser habercisi olmayacağını özellikle vurguluyor ama yeni çıkan benlerde de boyut, renk ve şeklin takibinin mutlaka yapılması gerektiğini, hızlı büyüme gösterdiği fark edilirse mutlaka dermatoloğa başvurulması gerektiğini ekliyor.
Yazın çoğumuz güneşte uzun süre kalıyoruz, bronzlaşıyoruz, hatta bazı kişiler solaryuma girmeyi tercih ediyor. Peki bu zevklerimiz benlerin sayısını arttırır mı ya da mevcut benlerimizi tehlikeli hale getirir mi?
AŞIRI GÜNEŞLENME VE SOLARYUMDAN KAÇININ
Deride gelişen melanomların nedeni tam olarak bilinmediğini belirten Akdeniz, güneş yanığı anamnezi, aşırı güneşlenmek, solaryum gibi etkenler deride var olan benlerde melanoma gelişimini veya normal deride melanoma gelişimine neden olabilen önemli risk faktörlerinden olduğunu söylüyor.
Benlerin ortaya çıkmasında genetik yapı ve güneş ışığının önemli bir rol oynadığını söyleyen Kutlubay da, yapay ultraviyole kaynağı olan solaryumun, güneş yanığının, sürekli güneşe maruz kalmanın hem benlerin sayısının artmasına hem de şekillerinin bozulmasına ve yeni benlerin çıkmasına neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle güneşten korunmak ve solaryumdan uzak durmanın şart olduğunun altını önemle çiziyor.

Türkiye gündeminden son dakika haberleri, bugün yaşanan en son gelişmeler, siyaset gündeminden güncel haberler ve bütün son dakika haberleri için Hürriyet’in internet haber sitesi hurriyet.com.tr; Hurriyet.com.tr haber içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

source