Sedef Hastalığı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? – Evrim Ağacı

Temmuz 13, 2022 0 Yazar: admin

Bu içerik, Evrim Ağacı’nın Hastalık Kataloğu projesinin bir parçası olarak hazırlanmıştır. Hastalık Kataloğu projesinin amacı, başta nadir hastalıklar ve Türkiye’yi etkileyen hastalıklar olmak üzere Dünya’da görülen bütün hastalıkları bir katalog halinde biriktirmek ve bunlara yönelik halka açık bir bilgilendirme ve endeks sistemi sunmaktır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri‘ne tabidir.
Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı‘ndaki hiçbir içerik; profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.
Sedef hastalığı (Psoriasis); çoğunlukla dizler, dirsekler, gövde ve kafa derisinde beyaz veya gümüşi pullarla kaplı kalın, pembe veya kırmızı cilt lekelerine neden olan bir çeşit deri hastalığıdır. Psoriasis sedefi-beyaz renkte, kuru veya yağlı keratin lameller (skuam) ile karakterize kronik seyirli bir hastalık olmasından dolayı halk arasında “Sedef Hastalığı” olarak bilinmektedir.
Sedef hastalığının kesin bir tedavisi yoktur ancak hastalık yönetimi ile semptomların azalmasına yardım edilebilir. Psoriasis, bulaşıcı değildir. Bağışıklık sisteminde yaşanan soruna neyin sebep olduğu belli olmamakla birlikte, bu hastalığa cildin normal oranlardan daha hızlı yenilenmesine neden olan bir bağışıklık sistemi sorununun yol açtığı düşünülmektedir.

Bu hastalığın semptomları arasında öncelikli olarak kaşıntı görülür. Genellikle kafa derisinde, kasık kıvrımlarında veya bacaklarda oluşan lezyonlar sonucu meydana gelen kaşıntıdan şikayet edilir.[1] Bir diğer şikayet ise özellikle bacaklarda yoğun iltihaplı plaklar bulunduğunda, avuç içleri ya da ayak tabanları etkilendiğinde veya tırnakta sedef hastalığı görüldüğünde oluşan ağrılardır. Kaşıntılar ve ağrılar hastanın günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir.
Sedef hastalığı (Psoriasis) kendi içinde birden fazla tipe sahiptir ve her tip birbirine benzer özellikler taşımakla birlikte önemli farklı belirtiler vermektedir. Hastalığın tipine, teşhis sürecinde dikkatlice karar verilmeli ve bu doğrultuda bir tedavi sürecine başvurulmalıdır.

Psoriasis tipleri ve belirtileri:
Sedef hastalığına yatkın kişilerin çoğu, bu hastalıkları çevresel koşullar tarafından tetiklenene kadar yıllarca hiçbir semptom göstermeyebilir. Bu hastalığı tetikleyici nedenler arasında şunlar örnek sayılabilir:[9], [10]
Hastalığı tetikleyebilecek bu unsurlar ve risk faktörleri göz önüne alınarak bir hayat sürdürmek ve bu maddelere dikkat etmek bu hastalığı önlemek için yapılabilecek en etkili yöntemlerden biridir.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı’na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı’nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı’ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı’nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Ayrıca aile öyküsünün de bu hastalığa yakalanmada rolü büyüktür. Ailede sedef hastalığına sahip bireylerin bulunması kişinin de bu hastalığa yakalanma riskini artırır. Ailesel sedef hastalığı vakalarına neden olan birtakım genetik belirteç vardır, bu belirteçlerden bazıları daha erken ve daha yoğun bir şekilde ortaya çıkan sedef hastalığı ile ilişkilidir.[11]
Bu hastalığın esas teşhisi için fiziki muayene önceliklidir – ki bu da çıplak derinin incelenmesini içerir. Şüpheli durumlarda cilt biyopsisi yapılması gerekebilir. Ayrıca hasta eklem ağrılarından şikayet ederse bu durumda ise bir romatolog tarafından tam bir eklem muayenesi yapılabilir. Bazı sedef hastalığı vakaları diğer cilt hastalıkları ile benzer özellikler sergileyebilir bu sebeple eğer doktor teşhisi koyarken şüpheye düşüyorsa cilt biyopsisi yapabilir. Sedef hastalığının teşhisi için normalde bir kan testi yoktur ancak bazı durumlarda örneğin tedavi için önerilen ilaca herhangi bir yan etki olup olmadığını saptamak için kan testleri de yapılabilir.[12]
Kronik bir hastalık olan sedef hastalığı için bir çok tedavi bulunmasına rağmen unutulmamalıdır ki var olan bu tedavilerin hiçbiri hastalığı kökten iyileştirmez dolayısıyla tedavi bırakıldığında sedef lezyonları tekrar ortaya çıkabilir.[13]
Farmakolojik olmayan tedaviler incelendiğinde, kişinin zararlı alışkanlıklarını azaltmaya yönelik bir çok uygulama görülür. Örneğin duygusal gerilim, sedef hastalığının önemli tetikleyicilerinden birisidir. Dolayısıyla bu hastalara durumu kontrol etmek için meditasyonlar ve egzersizler önerilir. Kilolu insanların tedavilere olumsuz yanıt verme olasılığı daha fazla olduğu için, hastaların doğru bir kiloyu korumaları tavsiye edilir ve hastalardan hareketsiz bir yaşamdan kaçınılması istenir. Ayrıca tütün ve alkol kullanımının bırakılması tüm sedef hastalarına iyileşme önlemi olarak tavsiye edilir.
Kişinin döküntü şiddetine, döküntünün vücutta bulunduğu bölgelere, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna bakılarak doktor tarafından kullanılması önerilen bazı kremler ve merhemler ile sedef hastalığı hafifletilebilir. Bu tedavilerin işe yaramadığı bazı durumlarda ise başka yöntemlere başvurulması gerekebilir. Örneğin:

Unutulmamalıdır ki bu tür tedaviler ciddi sedef problemlerinde kullanılan ve gerçekten önemli yan etkilere sahip olan dolayısıyla yalnızca doktor kontrolünde uygulanması gereken tedavilerdir. Bu tür tedaviler karaciğer hastalıklarından doğum kusurlarına, yüksek tansiyondan böbrek hasarına daha bir çok sağlık problemine sebebiyet verebilirler.[10]
Biyolojik tedaviler yeni ilaçlardır, şiddetli sedef hastalığı formlarında uygulanır ve yalnızca en az iki klasik sistemik tedaviye yanıt vermeyen hastalarda uygulanabilir. İlaca bağlı olarak deri altına enjeksiyon uygulanabilir ya da direkt damar içine verilebilir. Biyolojik tedavilerin komplikasyonları soğuk algınlığı gibi hafif enfeksiyonlar olabilecekken, kimi durumlarda ise pnömoni, tüberküloz ya da diğer ciddi enfeksiyonlar görülebilir; nadir durumlarda ise nörolojik bozukluklar, kalp yetmezliği, otoimmün hastalıklar ve deri döküntüleri görülebilir.[13]
Yüzyıllar boyunca sedef hastalığına olan yaklaşım şekli incelendiğinde, cüzzamlıların maruz kaldığı acımasız muamelelere ne yazık ki onların da maruz kaldığı görülmüş; dikkatsizce gruplandırılmış cilt hastalıklarının bu hastaların damgalanmasına yol açması sonucunda sedef hastalarının toplumda belli olması için özel bir elbise giymeleri istenildiği gözlemlenmiştir.
Psoriasisin tarih boyunca tedavi yöntemleri incelenecek olursa, nispeten kısa bir süre ele alınacaktır. Bununla birlikte başlangıçta tedavilerin keşfedilmesinin ise tesadüfi olduğu düşünülmektedir. Erken sedef hastalığı tedavileri incelenecek olursa:[14]

Sedef hastalığı ortaya çıkmayı, alevlenmeleri ve remisyonları (Kronik hastalıklar için hastalık aktivitesinin bulunmadığı durumlar) içeren kronik inflamatuar bir hastalıktır. Bu hastalığın prognozu, kardiyovasküler risk faktörleri ve bu hastalıktan bağımsız hastalıklar olmadığında, genel popülasyonla aynıdır.[15]
Bu hastalıkla ilgili istatistikler incelendiğinde hem kadınları hem erkekleri neredeyse eşit oranlarda etkilediği gözlemlenmiş ancak kadınlarda daha erken yaşlarda başladığı ortaya konulmuştur. Hastalığın görülme sıklığının etnik ve coğrafi faktörlere bağlı değiştiği gözlemlenmektedir. Örneğin bu hastalığın en yaygın gözlemlendiği ülke Norveç’ken; siyahlarda ve Asyalılarda çok nadir; Eskimolarda ise neredeyse hiç görülmemektedir.[16]
Psoriasis hakkındaki bilgiler antik çağlara kadar uzanmaktadır. Yunancada kepekli ve kaşıntılı deri hastalıklarını tanımlamak için kullanılan bir terim olan “psora” Hipokrat tarafından da bu hastalığa benzeyen tabloları tanımlamak için de kullanılmıştır.[16] “Psoriasis” terimiyle bu hastalığı adlandıran ve günümüzde tanımlanan şekliyle bu hastalığı tarif eden ilk kişi ise 1841 yılında Ferdinand Hebra olmuştur.
Bağışıklık sisteminin bir parçası olan boğazda ve damakta bulunması sayesinde ağızdan ve burundan girebilecek olan mikropları önleyen bademcikler, farklı türlere sahiptir.

Palatin bademcikler ağzımızı açtığımızda herhangi bir yardım almadan görebildiğimiz bademciklerdir, iltihaplanabilirler.[17] Boğazımızın etrafında lenf sisteminden oluşan halkaya ise Waldeyer halkası adı verilir.
Kronik sedef hastalığının alevlenmesi, streptokok boğaz enfeksiyonları ve T hücreleri ile ilişkili olabilir.[18] Sedef hastalığı, özellikle akut guttat sedef hastalığı ile streptokok enfeksiyonları yani bademcik iltihabı arasında güçlü bir ilişki olduğu birçok çalışmada gözlemlenmiştir. Kronik sedef hastalığı alevlenmesi ile tekrarlayan bademcik iltihapları arasındaki ilişkiye dair kanıtlar literatürde bulunabilir ancak yine de bu konuda da bir fikir birliği yoktur.[19] Bazı insanlar sadece guttat sedef hastalığının değil aynı zamanda en yaygın sedef türü olan plak sedef hastalığının hatta diğer sedef hastalığı türlerinin de streptokok enfeksiyonları ile bir ilişkisi olduğunu öne sürmektedirler.
Kronik plak psoriasis alevlenmeleri ile streptokok enfeksiyonları arasındaki ilişkiye odaklanmayı amaçlayan bu vaka, plak sedef hastalığı ilk kez 32 yaşındayken ortaya çıkan, 39 yaşında bir erkek hastaya aittir.[18]
Hasta, son 2 sene içinde tekrarlayan şiddetli boğaz enfeksiyonları, özellikle akut bademcik iltihabı sergiledi. Boğaz enfeksiyonları ve sedef hastalığının alevlenmesi arasındaki ilişki takip edildiğinde gerçekten de bademcik iltihabı olduğunda hastada yeni lezyonların oluştuğu kaydedildi. Bu klinik hastaya tonsillektomi, yani bademcik iltihabı önerildi ve bir komplikasyon yaşanmadan tonsillektomi gerçekleştirildi.
Tonsillektomi sonrası klinik seyir 3 ay boyunca stabildi ve hasta olumsuz etkiler yaşamadı. Hastada bademcik iltihabı ya da hastanın sedef hastalığında alevlenme gözlemlenmedi. Dört ay sonra hastanın lezyonları dirseklerindeki kalıntı plaklardı ve 2 yıllık takip süresi boyunca bu plaklar kaldı, ancak yeni bir lezyon gözlemlenmedi, hasta ise cerrahi seçeneğinden memnun kaldı.
Tonsillektominin, yani bademcik ameliyatının uzun süredir tekrarlayan sedef vakalarında ya da streptokokal ve stafilokokkal tonsillitler yani bademcik iltihapları tarafından sıklıkla şiddetlenen durumlarda guttat sedefin ve büyük bir ihtimalle plak sedefin de tedavisi için uygulanması göz önünde bulundurulmalıdır.[20] Fakat unutulmamalıdır ki kanıtların gücü sınırlıdır ve kronik plak sedef hastalığının tedavisinde tonsillektominin rolünü değerlendirmek için daha fazla randomize klinik çalışmasına ve araştırmaya ihtiyaç vardır.[18]
Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Evrim Ağacı’na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/07/2022 18:17:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı’ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10934
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı’ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı’na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı’ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
Yükleniyor…
Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git…]
© Evrim Ağacı, Tree of Evolution LLC’nin tescilli markasıdır. 2010-2022. Gizlilik Politikası.
Tüm içeriklerimiz, İçerik Kullanım İzinleri‘ne uyulduğu müddetçe kullanıma, dağıtıma ve paylaşıma açıktır.
Bu siteyi kullanan kişilerin sitedeki bütün işlemleri Kullanıcı Sözleşmesi‘nin şartlarına tabidir.

Göster


Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu



Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.


Geri dön
Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.


Geri dön
Evrim Ağacı’nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:
Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!
Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı’nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye’de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
Kreosus’ta her 10₺’lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı’na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı’ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın
Evrim Ağacı, tamamen okur ve izleyen desteğiyle sürdürülen, bağımsız bir bilim oluşumu. Ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği oluşturmanın çok sayıda avantajından biri, sitedeki reklamları %50 oranında azaltmak (destekçilerimiz arasına katılarak reklamların %100’ünü kapatabilirsiniz). Evrim Ağacı’nda geçirdiğiniz zamanı zenginleştirmek için, sadece 30 saniyenizi ayırarak üye olun (üyeyseniz, giriş yapmanızı tavsiye ederiz).
Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

source

Linkler